DENEMELER

Selam Olsun Kardelenlere

Kardelenlerin hürriyeti vardı, şehidin gözlerinde… Karın altından o cılız varlığıyla direniş göstermiş, başarmış ve başını uzatmış bir kardelenin zaferi, zarafeti, tevazuu…

Hatırlar mısın kardeşim, bir kış mevsiminde düşmüştü gönlümüze bu sevdanın ateşi… Hira’da başlayan yangın büyümüştü, Rahman’ın has kullarının bağrında… Sayıca  çok azdık. Ne malımız, ne mülkümüz, ne güçlü kuvvetli akrabalarımız… Mekke’nin ortasında tevhidin, birliğin, mücadelenin, muhabbetullahın merkezi Beytullah silerdi bir tek gözlerimizden akan yaşları…

Tıpki seninAdeviye Meydanı’nda direnişin gibiydi, Abdullah bin Mes’ud’un Beytullah’ın yanında, o devrin firavunlarının karşısında, Kur’an nağmeleriyle Arş’ın titreme hareketi… O canilerin ellerinde bugünün modern silahları olmadığı için tek kurşunla şehit edememişti onu ve dava arkadaşlarını…

Senin darbe karşısındaki direnişin ve bu korkunç sürecin bitmesi umuduyla Adeviye Meydanı’na çıkışın gibiydi, Allah Resûlü’nün arkadaşlarıyla ve tekbirlerle Harem-i Şerif’e girişi… Tıpkı senin gibi onlar da muhataplarında insaf aramıştı belki de… Be beyhude bekleyiş, senin keskin nişancılar tarafından hedef alınışın, onların da acımasızca şiddete maruz kalışı ile sona ermişti.

Hazret-i Ammar, yetim ve öksüzlüğü tattığı gün senin yetiminle aynı yaştaydı belki de… Senin yetimine verilen, seni son kez öperek ebedi yolculuğuna uğurlama şansı, ona verilmemişti belki de…

Kardelenlerin azmi vardı mücadelende… Sayı olarak az, maddi olarak güçsüz, silahsız… Tıpkı Bedir’e giden pervanelerin misali… Hak şem’ine pervane olunca o kutlu ashab, sayının, silahın, şartların orantısızlığına takılmamış, gönüllerine Firdevs-i Ala’ya vesile olacak şehidliği sevdirmişlerdi… Onlar senin gibi kollarına yazdıkları isimlerinden değil, parçalanmış uzuvlarından, kulaklarından, parmak uçlarından tanınmışlardı.

Senin bir fecir vakti, dava meydanına gidip bir daha evine dönmeyişin gibi, Allah’ın arslanı Hazret-i Hamza da dönememişti evine… Onun yetimi de, Cafer-i Tayyar’ın, Bedir şehitlerinin, Uhud şehitlerinin yetimleri de Allah’ın Resulü’nün himayesindeydi. Merak etme ey şehid! Fahr-i Alem sahip çıkar, senin emanetlerine de…

Kardelenlerin bin dört yüz küsur yıl önce başlattığı bu mücadele, besler senin gönlünde kaynayan volkanı…

Sakın ümidini yitirme! Eğer kardelenlerin aşkı ile çıktıysan yola, bir fecir vakti başlayan ve büyüyen dava, yeniden şahlanacak senin yüreğini cüşa getiren aşkla…

Ebrar ÇITRAZ

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı