DENEMELERYAZILAR

Nereye Gidiyoruz

Eşim ve çocuklarımla oturduğum akşam yemeği haber saatine denk geliyor. Hem günün gelişmelerini  öğrenmek hemde dünyada olup bitenlerden haberdar olmak için 1-2 tv kanalının haber bültenini takip etmek istiyorum. Yayın başlar başlamaz, günün sıcak gelişmelerinde önceliği terör olayları, trafik kazaları yada şiddet haberleri alıyor.

Toplumda şiddet olayları o kadar artmış ki artık yeni bir kavram türemiş, “şiddet kültürü“. Halbuki kültür deyince aklımıza olumlu, herkesçe benimsenen söz ve davranışlar gelmesi lazım değil mi? Eşini sudan sebeplerle döven yada çocuklarının önünde gözünü kırpmadan öldüren bir baba! Kendisine yan gözle baktığı için aynı yaşlardaki arkadaşını mezara, kendini soğuk demirlerin ardına gönderen bir liseli! Dünyadaki herkesten, her şeyden çok sevdiği ama sevgisine karşılık alamadığı için sevdiği insanın kafasına kurşun sıkan bir sevgili! Not yada devamsızlık nedeniyle tartıştığı öğretmenini bıçaklayan bir öğrenci! Çok gülerek ya da ağlayarak gürültü yapan evladını haşlayan bir baba! Kendisine karıştığı ya da istediği kadar harçlığı vermediği için anne-babasını öldüren bir evlat! Oğluna istedikleri kızı vermediği için kız tarafını kurşun yağmuruna tutan bir dünür adayı! 5 TL borcunu vermediği için kafasına taşla vurarak öldüren bir arkadaş! Liste daha uzayarak gidiyor. Biraz önce bahsettiğimiz “Kültür” kavramının aktörleri bunlar. Bu kavramla bu insanları aynı cümle içerisinde kullanmak hiç yakışmıyor.

Nereye gidiyoruz? Niye bu tahammülsüzlüğümüz? Niye biraz sabredemiyoruz? Neyi paylaşamıyoruz? Bizden olmayana, bizim gibi düşünmeyene, bizim gibi görmeyene yaşam hakkı vermemek bize verilmiş bir hak mı? “Yaradılanı yaradandan ötürü sevmek” Yunus Emre’ye , “Ne olursan ol yine gel” Mevlana‘ya, “Eline, beline, diline sahip olmak” Hacı Bektaşi Veli”ye kalmış.

Kelime anlamı “Sevgi”, “Barış” ve “Kardeşlik” olan bir dinin mensupları olarak, Allah’a verdiğimiz söze ne kadar sahip çıkmışız, “Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.” diyen peygamberin ümmeti niye olamamışız. Bunlar hepimizin düşünmesi ve önlem alması gereken şeyler. Yarınlarımızı bu şiddet ve kaos ortamından korumanın yolu, önce devlet büyüklerimizin alacağı önlemlerden geçiyor. Tabi bizler de yakın çevremizden, komşularımıza aynı havayı soluduğumuz, aynı gökyüzüne baktığımız aynı geleceği paylaştığımız insanlara sevgi ve hoşgörü ile yaklaşmayı öğrenebilmeliyiz. İyiden, iyilikten yana olmak, insan olmanın da gereği değil mi?

Alperen TÜRKOĞLU

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Bilinmezlik deryasında yürüdüğümüz bu yolda çok uzakta zannettiğimiz ama bir nefes kadar yakınımızda olan iyiliği,güzelliği,mutluluğu fark etmemiz dileğiyle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Başa dön tuşu
Kapalı