KIŞ DA GELİP GEÇERKEN

Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu gerçeğini büyüklerimizden duymuşuzdur çoğu zaman. Her mevsimin de ayrı bir güzelliği ayrı bir tadı oluyor. Mevsimler mevsimleri kovalarken bir de bakıyoruz ki kış mevsimi kapıyı çalmış, iyi ki de çalmış diyoruz.

Tabiat ana bembeyaz gelinliğine bürünüyor, tüm kiri pisi örtüyor şu günlerde. Her yer bembeyaz, her şey ne kadar da masum görünüyor insanın gözüne. Doğa kendini temize çekiyor adeta. Toprak kendini soyutluyor tüm her şeyden. Soğuk kırıyor tüm kötü duyguları, biraz da hissizleşiyor el ayak. Kalbin ritmi yavaşlıyor, sevgiliye duyulan o eski özlem de biraz duruluyor sanki. İnsanın kanını kaynatan, kalbin temposunu arttıran, ilkbahara güç toplamış olarak girmemiz için belki de kış mevsiminin bu denli dinginliği.

Bu kış mevsiminde doğa uykuda gibi adeta, güneş o sıcacık yüzünü göstermekte tereddütlü. Bir yabancı gibi bakıyor, eskisi gibi de gülümsemiyor hani. Işık huzmelerini yaymıyor dört bir yana. Ağaçlar yapraklarını dökmüş, dallarında kuşları barındırmıyor artık. Cıvıldayan kuşların da sesleri duyulmuyor sokaklarda. Dedim ya; doğa uykuda sanki.

Bazen gökyüzünden süzüle süzüle, salına salına; nazlı bir kız edasıyla düşüyor kar taneleri toprağa. Bazen de tabiat ana kendini göstermeye çalışırmışçasına savuruyor kar tanelerini; bir o tarafa, bir bu tarafa.

Sokaklarda soğuktan titreyen, koştura koştura yürüyen insanlar… Tabiat ana köşesine çekilmiş, yeryüzünü seyrediyor şu günlerde. Doğanın bembeyaz gelinliğini giymesiyle birlikte herkes evlerine çekiliyor. Bu kış akşamlarında eş dostla toplanıp şöminenin başında yapılan o sohbetlerin yerini hiçbir şey tutamaz açıkçası. Buz gibi havada sıcacık gönüllerle ısıtıyor insan içini. İşte o zaman insan daha bir başka anlıyor yanındakilerin kıymetini…

Aralık, Ocak derken geldi Şubat… Kış yavaş yavaş pılısını pırtısını toplayıp vedalaşmaya hazırlanıyor. Doğanın o eşsiz beyaz büyüsünün tesiri yavaş yavaş tükenmeye başladı. Sokaklarda neşe çığlıklarıyla, soğuğun pek de bana mısın demediği; kartopu oynayan, kardan adam yapan çocuklar olsun, kışa doymuş olan büyükler olsun artık ilkbaharın hasretini duymaya başladılar yüreklerinde… Bu soğuk günlerde ilkbaharı düşünmek bile insanı ısıtmaya, insanın yüreğine aşkın ilk korlarını düşürmeye yetiyor.

Kış geldi, firâk açmadadır sîneme yâre,
Vuslat yine mi kaldı, güzel fasl-ı bahâre.

sözleriyle şair ne güzel de anlatmıştır hislerini. Kış geldi ama yolcu yolunda gerek derler bizim buralarda. Kışın o bitmeyen matemi sarsmış olsa da içimizi, ilkbahar hiç bu kadar güzel olur muydu, kış gelip geçmeseydi?

Bahara merhaba dememize çok az kaldı. Bahar mevsimi aynı zamanda kavuşma mevsimi değil midir ki? Yeni umutlar, yeni aşklar, koskoca bir bahar bizi bekler. Bahar tadında kalın…

Ayşe Nur CİVCİ

Benzer İçerikler

Bir cevap yazın

Lütfen yorumunuzu giriniz.
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.