ANILARYAZILAR

Ama Özledim İşte!

Az önce Akvaryumculuk üzerine bir yazı yazmaya başlamıştım.
2007 yılında başlayan bir akvaryum serüvenimden bahsederken bir an durakladım.
“Neden” dedim içimden.

Sonuna ünlem işareti koymadan, çaresizce, “Neden”
Sevdiğim, keyif aldığım ve tebessümle andığım anılarımın çoğu, neden eski günlere ait.

Belkide, yazı yazarken dinlemeyi adet edindiğim müzikler, bana bunu hissettirdi.

Gençliğimde, ağır şarkılar dinleyen büyüklerimi hiç anlamazdım. Ben, Dr Alban dinlerdim, Step by Step başucumda dururdu her zaman. Teknotronik, Enigma, Mc Hammer, Suzanne Vega, Ace of Base ve The KLF volkmenimde son ses çalardı. – birisi de Türkçe değil yahu-

 

Şimdi ise

Ne ironidir ki; O zamanlar burun kıvırdığım melodiler, beni, Teknotronik dinlediğim günlere götürüyor. Nedenini bilmiyorum ama geçmişe ait her şey daha sıcak geliyor bana. Lise yılları, ortaokul yılları ve hatta ilkokul yılları burnumda buram buram tütüyor sanki.

 

Yok arkadaş,

Bir yanlış var bu işte!

Bence insan, önce 30’lu yaşlarını tecrübe etmeli.

Sonra doğabilir, çocukluğunun ve gençliğinin tadını alabilir.

Çok saçma oldu ama mevcut tablo bunu gösteriyor.

 

Çalışmaya ve hayat mücadelesi içerisinde debelenmeye başladığım günden beri, monoton bir hayat yaşıyorum belkide. Aslında, çokta monoton değil ama liseli yıllara nazaran daha az sürpriz olan bir hayat işte.

 

Sanırım, 10 ve 20’li yaşlar, birçok insan gibi, benimde ardı ardına yaşadığım ilk’lerle doluydu. O günleri unutamamamın ve şiddetle özlememin sebebi bu olabilir.

 

İlk defa okulu kırdığımız günler,

Motosiklet kiralayıp turladığım günler,

Sandal kiralayıp ilk defa denize açıldığım günler,

İlk maaşımı aldığım günler,

18’nci yaşımın ilk günleri,

İlk araba kullandığım günler,

Üniversiteye başladığım ilk günler,

Arkadaşlarımla düzenlediğim ilk yılbaşı partileri,

Lise çaylarımız,

Apartmanda çıkardığımız ilk yerel gazetemiz,

Arkadaşlarımla, İstanbul’dan penye alıp izmit’te sattığımız günler,

Elişi ipiyle ve kıvrılmış toplu iğne ile ilk defa balık avladığım günler,

İlk defa rep yaptığım günler,

Anladığım kadarı ile; Büyüme çağında, insanın hedefleri, başarmak istedikleri ve yaşamak istediği birçok şey oluyor. Bu hedeflere, heveslere ve bireysel başarılara ulaşılan dakikalar ve günler asla unutulmuyor.

Şimdi, tebessümle andığım tüm yaşadıklarımı, bir halatla çekmek istercesine çok özlüyorum.

Realist arkadaşları duyar gibiyim; “Seninkisi özlemekten biraz öte geçiyor yeğenim. Geçmiş, geçmiştir. Tebessümle anacaksın ve işine bakacaksın.” diyorlar eminim.

Evet,

Geçmiş, geçmiştir. Tebessüm edip işime bakıcam, biliyorum.

Ama özledim işte…

 

Ellerimi birbirine kavuşturup parmaklarımı ovuşturuyorum,

Usul usul ileri geri salınırken boynumu büküyorum,

Ve kalbimde fısıldayan o ses ile tekrar söylüyorum,

…Özledim işte…

Özleyeceğiniz günler yaşamanız dileği ile…

Özkan DEMİR

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı