Aylık Arşiv: Mart 2013

Nereye Gidiyoruz

Eşim ve çocuklarımla oturduğum akşam yemeği haber saatine denk geliyor. Hem günün gelişmelerini  öğrenmek hemde dünyada olup bitenlerden haberdar olmak için 1-2 tv kanalının haber bültenini takip etmek istiyorum. Yayın başlar başlamaz, günün sıcak gelişmelerinde önceliği terör olayları, trafik kazaları yada şiddet haberleri alıyor. Toplumda şiddet olayları o kadar artmış ki artık yeni bir kavram türemiş, "şiddet kültürü". Halbuki kültür...
Amaç denen şey bazen iki dağın arasından doğan güneş gibi pırıl pırıl bir güç kaynağı, kimi zaman göğün gürlediği yerle göğün birleştiği anda rüzgarın önünden kaçarak camda dans eden iki damal yağmur tanesi, kimi zaman bir annenin dokuz ay canını dişine takarak yüreğinde dolaştırdığı yükünü bırakıp, çocuğunu dünyaya getirişidir. Can bulan bu çocuğun amacı ise, annesinin kucağında sıcak bir...
Sonra orda olup olmadığını kestiremediğim adama "İstediğin ne?" diye sordum. "Gitmek.." dedi. Gitti... Nereye, ne tarafa gitti bilmiyorum. Çok farklı yerlere gitmiş olmalıydık. Bende bilmiyordum nereye gittiğimi. Yolu bulabilirsem eve gidecektim. Uzun zaman olmuştu yatağımda uyanmayalı. Ve eğer yatağımı bulabilirsem hiç bir şey eksiltmeden, bütün herşeyimi yatağa yatıracaktım. İnsanın kendi yatağında uyanması kendini özel hissetiriyor. Kendine ait bir yer, kendisininkinden başka hiç kimsenin...

Otobüs

Yolların belki de hiçbir zaman birkaç cümleyle anlatılamayacak can alıcı etkisi iyice çökmüştü üzerine. Binbir düşüncenin saldırısına uğrayan beyin artık onun değildi, yok! artık ne düşünceleri ne de yargıları onun için işlemiyordu. (çorak bir tepenin yanından geçiyordu yol, rüzgar tozları savuruyordu umarsızca) “İkilem, yani insanın içinden çıkamadığı her kavramın iki boyutu aslında iki ucu keskin bıçaktır. Tutmaya çalıştığında tek...

KİLİTLİ KAPILAR

Hayat, birbiri ardına açılan kapıların arasında yapılan bir yürüyüş misali… Bir sonraki kapıda bizi nelerin beklediğini öğrenmek için kapıları sırasıyla açmak zorundayız. İnsanların karşısına ilk çıkan kapı yaratılış kapısıdır. “Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.” Hicr suresinin 26. ayetiyle yaratılış kapısı açılmıştır. Yaratılış kapısının açılmasıyla birlikte ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem (as) yaratılır. Böylece...
Burası benim güzel yüzlü baharım. Umutlarımın ve hayallerimin filizlendiği yer. Burası benim gençliğim. Emellerin ardına takılıp da gücümün tükendiği ve umutsuzluğun acı yüzüyle karşılaştığım yer. Aşk olsun demekler aşk olmazmış, dolmazmış yüreklere anladım. Sevgi de yetmezmiş, anlamını kaybedermiş hayat, kaderle yüzleştiğinde. Hayaller, dünya denen dişleri dökülmüş fahişenin cilveleriyle boğulup gidermiş de yine de ulaşılamazmış derin sevdaların huzuruna. Zor değil mi durup...
Çok sayıda kitabın, ansiklopedinin, eski dergilerin ve süreli yayınların okuyuculara ulaştırılması amacıyla kurulmuş olan yerlere kütüphane denilmektedir. Teknolojinin ilerlemesi  ile ortaya çıkan diğer iletişim araçları ve bilgi kaynakları da kütüphanelerde kullanılmaya başlanmıştır. Kitaplar ve diğer yayınlar; CD, DVD  gibi manyetik kayıt ortamlarına aktarılmış, internet üzerinden de faydalanılabilen büyük veri tabanları oluşturulmuştur. Belli bir ücret karşılığı abonelik yoluyla yararlanılan kütüphanelerin yanında,...

Kitabı Yaşa

Kitap... Ruhunun huzur bulduğu, kendini bulduğun, kendini gördüğün, içinde senin hayatından izler taşıyan insanların ortak yaşamının dünyası. Farklı hayatlara tanık olmak, farklı sularda yüzmek, aynı gökyüzünde farklı insanlarla aynı güneşe gülümsemek. Kitapların yeri bambaşkadır insan yaşamında. Alır götürür seni, yaşanmışların ya da hayallerin ortasında bulursun kendini. Bazen acı çekersin onlarla beraber, bazen gülersin mutluluklarına. Raskolnikov'un yırtık pantolonuna acırsın çoğu kez. Pişmanlığıyla sende pişman...

Anlatamam Sen Anla

Anlatamam sen anla Ben bendeki beni yaşayamam bu dünyada Canım yana yana, içim kanaya kanaya susarım Hıçkıra hıçkıra ağlarım çoğu kezde Ama anlatamam sen anla. Bağıra bağıra yürürüm, kimsesiz kaldırımlarda Selam veririm uçan kuşa, yüzen balığa... Dalgalarına saklanırım denizin yalnızlığımda Ama anlatamam sen anla. İçimdeki gizle sürükleniyorum esen rüzgarda Kasırgalarda çarpıyorum görünmez duvarlara Zamanla yarışıyorum onu hiçe sayarcasına Yürüyorum, susuyorum, uçuyorum içimin karanlığında Ama anlatamam sen anla. Yasenur UÇAR (11.Sınıf)

Duy Beni Allahım

Ey Allah'ım bu ne hız? Bu kadar çabuk geçen zaman niye? Vakit yeter mi böyle insanın hayal ettiklerine? Bir bakışı çözmeye çalışırken insan bu alemde Saliseler saniye, saniyeler dakika Gözlerim açılıp, kapanırken zamanda Bir bakmışım gelmişim sona. Ağzımda dişim yok, gözlerimde fer Bekliyorum Azrail'i gidiciyim bu sefer Mutluyum Allah'ım sana kavuşacağım için, Yaşadım ben dünyada yanına gelmek için. Ettim duamı, çektim acımı, tattım mutluluğu, Anladım zamanı, tanıdım insanları, yaşadım dünyayı Ayrılma vakti...